TELEVİZYONUN ZARARLARI VE YARARLARI

Televizyonun Zararları
Aşırı Beslenme Sendromu:
Televizyon izlerken çocuklar aşırı miktarda beslenirler ve trans durumuna geçerler; öyle ki metabolizmaları (vücudun kalori yakması) normalde dinlenme sırasında (örneğin hiçbir şey yapmadıkları zaman) saptanan düzeyin bile %16 altına düşer, bu rakam vücudun aktif olduğunda ölçülenden çok aşağıdadır.

Yetersiz Entellektüel, Fiziksel ve Sosyal Aktivite:
Televizyon izlerken çocuklar konuşup oynayamazlar, diğer çocuklarla ilgilenemezler, kitaplara bakamazlar ve bedenlerini ve zihinlerini çalıştıramazlar. Aşırı düzeyde görsel bombardıman altında kalmak uzun vadedeki mutluluk için hayati önem taşıyan becerilerinin gelişmesini önler. Kronik televizyon izleyicileri uyarı ve tatmin açısından televizyona bağımlı olurlar.

Obesite:
Çalışmalar son yıllarda çocuklardaki obesitenin %50 artmasından televizyonu sorumlu göstermiştir. Bunun nedeni çok fazla kalori alınmasıdır. Televizyon bağımlıları çok fazla kalori alırlar.(televizyon izlerken birşeyler yerler; reklâmların etkisinde kaldıkları için de yedikleri genellikle abur cuburdur.) ve çok azını yakarlar.

Yüksek Kolestrol Düzeyleri:
Aşırı beslenme sadece çocukların kilo almasına neden olmakla kalmayıp aynı zamanda kolestrol düzeylerini de arttırır.Araştırmalar, bunun hareketsizliğe ve kalp açısından sağlıksız bir diyetle beslenmeye bağlı olduğunu belirtmektedir. Ayrıca yapılan araştırmalarda televizyon seyretme konusunda iradesiz davranan anne babaların yağ tüketimi ve kolestrolu konusunda da kontrollu olamadıkları gösterilmiştir.

Saldırgan Davranışlarda Artış:
Bazı insanlar bunun tersini düşünse de, gittikçe artan kanıtlar anne ve babaların her zaman şüphelendikleri konuyu doğrulamaktadır: televizyondaki şiddeti seyretmek çocuklarda saldırgan davranışı körükler. En azından çocuklarda şiddete karşı duyarsızlık gelişir ve küçük izleyiciler bu konuda endişelenmekten vazgeçerler. (Filmlerdeki karakter, yumruk yer yemez bir yumruk attığına göre neden olmasın?)

Korkunun Artması:
Küçük çocuklar gerçekle gerçek olmayanı ayırt etmekte zorlanırlar. Hayal mahsulu olan şeyleri gerçekmiş gibi algılarlar çünki izledikleri her şeyi gerçek olarak değerlendirirler. Televizyonda olan şeyler onlar için kendi odalarında olanlar kadar gerçektir. Korku verici bir şovu izlerken korkmuyormuş gibi gözükseler de sonradan kâbus görebilirler.
Çocuklar okul öncesi döneme yakın bir zamanda gerçekle hayal olanı ayırmaya başladıkça (daha ilerki yıllara kadar tam olarak ayrım yapamazlar) haberlerde izledikleri olaylar (cinayetler, yangınlar, doğal felâketler, trafik kazaları, vs) gerçekten korku verici olmaya başlar. Küçük çocuklar aynı olayların kendi ailelerinin veya yakınlarının başına gelebileceğini düşünerek korkabilirler.

Değer Yargılarında Bozulma:
Çok az televizyon şovunda çocuklara olumlu değerler verilmeye çalışılır. (paylaşma, kibarlık, dürüstlük, tolerans) Onun yerine bir çok programda olumsuz değerler öğretilir (istediğinizi elde etmek için şiddet kullanın, yalan söyleyin, ne gerekiyorsa yapın ya da sizi popüler yapan şeyler, sahip olduğunuz şeylerdir vs)

Başa Çıkma Becerilerinde Azalma:
Çocuğun sorunu mu var, uykusu mu var ya da kızgın mı? Çözümü basit: televizyonu aç ve seyret. Uzmanlar televizyonu bu amaçla kullanan anne babaların çocuklarının hayatta karşılaşılan normal sorunlarla başa çıkmakta zorlandıklarını ve sorunları çözmeye çalışmak veya sıkıntıyı gidermek yerine kolay çözümlere yöneldiklerini ifade ediyorlar.

Entellektüel Ve Sosyal Gelişmede Gecikme :
Aşırı derecede televizyon seyreden çocukların daha az televizyon seyredenlere kıyasla okuma testlerinde daha düşük puan almaları ve okulda daha başarısız olmaları şaşırtıcı değildir. Bunun nedenleri çalışmaya ve okumaya daha az zaman ayrılması ve çok yüksek düzeyde beklentiler içine girilmesidir. (televizyondaki özel efektler ve olayların hızla geçişi sonucunda çocuğun ders dinlerken sıkılması) Çok fazla televizyon seyretmek , çocukların kitaplarla yakın ilişki kurmasını engelleyerek entellektüel gelişimini geciktirir.

Hayal Gücünün ve Yaratıcılığın Azalması:
Okuma zihinde birtakım hayallerin oluşmasını sağlar. Televizyon ise tüm sahneyi gösterir ve hayal gücüne ve yaratıcılığa yer bırakmaz. İstisnalar hariç televizyon programları, bu programları izleyen çocuklarda yeni fikirler oluşturmaya veya yaratıcılığı ortaya çıkarmaya yönelik değildir.

Bağımsız Oyun Oynama Becerilerinde Azalma:
Çok fazla televizyon seyreden çocuklar kendi kendilerine oyalanamazlar ve bunun için motivasyon hissetmezler. Televizyondan çok fazla uyarı almaya alışmış olan çocuklar oyunun gerektirdiği düşünce ve hayal gücüne sahip değillerdir.

Ailevi ve Sosyal Bağların Zayıflaması:
Bütün gün televizyon izleyen aile üyelerinin birbirleriyle ilişkileri zayıflar. Trans halinde televizyon seyreden bireyler kendi aralarında çok az iletişim kurarlar ve duygu alışverişinde bulunurlar.
TELEVİZYONUN YARARLARIÇağımızda gerek çocukların gerekse erişkinlerin yaşamında iletişim ve bilgilenme açısından en az yazılı yayınlar kadar hatta daha fazla televizyonun etkisi olduğu şüphesizdir. Televizyon, görsel ve işitsel duyulara yönelik bir kitle iletişim aracı olması nedeniyle, hem olumlu hem de olumsuz etkilere sahip olabilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri nde yapılan bir çalışmada (1989), çocukların uyku dışındaki zamanının çoğunu diğer aktiviteler yerine TV izleyerek geçirdiklerini bildirilmiştir. TV ile ilgili Nielson raporuna göre, 2-5 yaşındaki çocuklar haftada yaklaşık 27 saat, 6-11 yaşındaki çocuklar haftada yaklaşık 23 saatten daha fazla, 12-17 yaşındaki çocuklar ise yaklaşık 23 saat TV izlemektedir. Bu çocukların 70 yaşına ulaştıklarında toplam yaşamlarının 7 yılını TV izlemekle geçirmiş olacakları bildirilmektedir. Böylece TV, çocukların adölesanların yaşamında oldukça etkili bir güç olarak ortaya çıkmaktadır. Yine yapılan çalışmalar, çocuk üzerinde zihinsel, duygusal ve sosyal etkiye sahip olan TV nin çocuğa denetimli olarak izletilmesinin olumlu, gelişigüzel izletilmesinin ise olumsuz etkisi olduğunu bildirmektedir. Ailelerin TV konusundaki denetimlerinin yetersiz olduğu durumlarda, TV çocukların inanç, fikir ve davranışlarını kolaylıkla etkileyebilmektedir. Bu nedenle TV kullanımında yetişkinlerin gerekli denetim ve düzenlemeler yapmaları, bu konuda bazı kurallar koyarak çocuğun bu kurallara uymasını sağlamaları da dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Ana-babaların TV yi çocuğun bütün gününü başında geçireceği bir araç olarak değil, sadece günlük yaşamda karşılaşabileceklerinden çok daha çeşitli konularla ilgili bilgi ve izlenimler edinmesine yardımcı olacak bir araç olarak görmeleri sağlanmalıdır. Özellikle farklı roller ve ortamlarda pekçok ailelerle etkileşim halinde bulunan hemşirelerin TV nin çocuk üzerindeki olumsuz etkileri azaltılabilir Oxford Üniversitesinin İletişim Dekanları,TV nin çocuk üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla bazı önerilerde bulunmuştur. Çalışmamızda yer verdiğimiz bu önerilerden bazıları; * Ebeveynlere TV nin etkileri konusunda eğitim vermeye çaba gösterilmeli, çocuklara eleştirel TV izleme becerisi kazandırılmalı, * Ebeveynler çocuklarının TV izlemesini günde 1-2 saatle sınırlandırılmalı, * Ebeveynlere TV nin yerine geçebilecek okuma, spor veya eğitici hobiler gibi uğraşlar bulmaları öğütlenmeli, * Ebeveynler çocuklarının seyredeceği programların seçimine katılmalı, * Ebeveynler çocukların izlediklerini yorumlamalarına yardım etmek amacıyla onlarla birlikte TV izlemeli, * TV nin çocuklar üzerindeki etkilerini içeren daha fazla araştırma desteklenmeli ve çocuklar için diğer gruplarla işbirliği yapılmalıdır. Yararları Sayı Yüzde Yeni bilgiler öğretir. 9 88.0 Boş zamanları değerlendirir. 6 57.0 Eğlendirir. 6.5 63.0 Dilini geliştirir. 5 50.0 Hayal gücünü değiştirir 5 50.0 Müziğe ilgisini artırır. 6 57.0 Yaratıcılığı yönlendirir. 6 57.0 Tlevizyonun Birey ve Toplum Üzerindeki Etkisi İnsanların kimi zaman can sıkıntısından, kimi zaman vakit geçirmek için, kimi zaman da eglenmek ve bilgilenmek amacıyla karsısına geçtigi televizyon çagımızın popüler iletisim araçlarından biri olmaya devam etmektedir. Hem eglendirme hem de egitme islevini, insanları hiçbir zahmete sokmadan gerçeklestiren televizyon; is yaparken, kitap okurken, hatta eglenirken dahi izlenebilme özelligine sahiptir. Bu nedenle “televizyon, tarihte ilk kez, ... milyarlarca insan tarafından, kolaylıkla ve yaygınlıkla izlenebilen yegane iletisim aracıdır. TV yıgınlara sunulan bir “elma sekeridir”bir anlamda. “Çagımız insanının büyük tutkusu,... milyonlarca insanı, boyutları daha önce su ya da bu sekilde saptanmıs bir kalıplasmadan geçirme aracı”dır. Olumlu kullanıldıgında çok faydalı ve verimli kullanıldığında çok iyi bir egitim aracıdır.Olumsuz kullanımında ise en tehlikeli silahtan daha etkili, sinsi bir zehir gibi insanları yok etme gücüne sahip olabilmektedir

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !